beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2017 Perşembe

YARI FINALI FABRI'YE ARMAĞAN EDELIM!

YARI FINALI FABRI'YE ARMAĞAN EDELIM!



Fransız taraftarların "yavuz hırsız, ev sahibini bastırır" atasözüne tam oturan, önce yaptığı sonrada mağduru oynadığı olaylar yüzünden 45 dakika geç başladı mücadele.

Şenol Güneş ; Aboubakar ve Quaresma'nın olmamasından dolayı klasik Beşiktaş formasyonunda değişiklik yapmak zorunda kaldı. Tosiç sol bekte Adriano sol önde ve Mitrovic  stoper bölgesinde  maça başlayınca, Beşiktaş'ımızın ezberlenen defans kurgusu da alarm verdi.

Talisca'nın akıl dolu pası ve Babel'in golünden sonra Şenol Hoca gelen tehlikenin farkına vararak maça başladığı kadro içinde değişiklik yaptı. Gönül-Marcelo-Tosiç-Adriano dörtlüsü ile defans hattını sağlamlaştıran Şenol Güneş  göbeği Mitroviç -Atiba'ya teslim etti.

Bu değişiklik özellikle Oğuzhan'ın maçın 25. dakikasından sevmediği 10 numara pozisyonuna kayması da demekti aynı zamanda.

Beşiktaş'ı ilk kez ilerde bu kadar top tutamazken gördük. Babel dışında dripling yapıp top taşıyacak futbolcu da olmayınca oyun bir süre sonra squash maçına döndü. Defans'tan atılan her top Lyon duvarına çarpıp tekrar atak olarak Beşiktaş kalesine geldi.

Quaresma ve Aboubakar'ın eksikliği özellikle bu dakikalarda çok hissedildi. İki patlama yapan, driplingli oynayan ve top tutabilen oyuncunun aynı anda olmaması savunma hattımızı fazlasıyla zorladı.

Tolgay ve Necip ile orta sahaya dinamizm getirmek istesek de iki futbolcunun da verilen görevleri yerine getiremediğini ve bir farklılık yaratamadıklarını söylememiz yanlış olmaz.

Yaklaşık 40 dakika süren bu Lyon baskısına da iyi dayandık. Buldukları ciddi pozisyonların ve gollerin hepsinde bariz hatalarımız oldu. Atiba - Marcelo - Talisca ve Fabri'nin 4 bireysel ölümcül hatasından 2 dakika içinde 2 gol bulup, avantajı yakaladılar.

Özellikle Fabri'nin yaptığı hata için diyecek kelime bulamıyorum. Gereksiz yere topla oynaması ve çalım atması cidden kabul edilemez. Sanırım dün gece hepimiz gibi Fabri'de uyuyamamış ve çok büyük pişmanlık yaşamıştır.

Sonuç  olarak deplasmanda 2-1'lik skor ne olursa olsun, kötü değil. Vodafone  Arena'da Quaresma'lı kadromuzla  bu turu atlayacağımıza olan inancımı koruyorum.



Hadi çocuklar yarı finali Fabri'ye armağan edelim...  

3 Nisan 2017 Pazartesi

Çocuklar İnanın, İnanın Çocuklar / Mert Erensal Yazdı l

Çocuklar inanın, inanın çocuklar


Gençlerbirliği ligimizin yıllardan beri agresif oyun tarzıyla kendini kabul ettirmiş takımlarından... Dar alanda sıkı ve sert pres, taktik faullerle rakibin etkili silahlarını etkisiz hale getirmek takımın oyun felsefesi...

İlk yarının son dakikasına kadar da bu oyunla maça tutunmayı başardılar..

Ama Quaresma'nın ortası Babel'in akıl dolu asisti ve Ouşan'ın güzel golü aslında Gençlerbirliği için maçın bitiş düdüğüydü.

Beşiktaşımız skoru yakaladıktan sonra durmak yerine açık veren rakiplerine arka arkaya öldürücü darbeler vuruyor. Dün akşamda farklı olmadı.

Sağlı sollu ataklar, pozisyonlar, ve birbirinden güzel 2 gol Kara Kartallara haklı ve rahat galibiyeti getirip, şampiyonluğu müjdeledi.

Tolga Güven Tazeledi

Fabri ve Beşiktaş tribününün ayrı bir kimyası ve uyumu var. O bizi, bizde onu çok sevdik. Dün akşam sakatlanıp çıkarken, hepimiz içimizden "eyvah" dedik. Tolga'nın geçmişte önemli maçlarda yaptığı hatalardan dolayı refleks olarak "eyvah" diyoruz.

Fakat Fabri rekabeti Tolga'yı hırslandırmış. Oyuna girer girmez ceza sahasını terk edip, topa ayakla yaptığı müdahaleyi yanlış hatırlamıyorsam ilk kez görüyorum. İkinci yarının başında korner pozisyonundaki refleksi de aslında maçın kırılma anıydı.Müthiş kurtardı.

Tolga uzun zaman sonra tekrar geçtiği kalesinde bir nevi güven tazeledi.

Gökhan Gönül - Babel - Ouşan - Talisca dün akşam Beşiktaş'ın kare asını oluşturdular.
Bu takım, bu taraftar ve Şenol Güneş 15. şampiyonluğa inanıyor.. Artık sayılı günler kaldı...


Çocuklar inanın, inanın çocuklar


Güzel günler göreceğiz Güneşli günler

16 Mart 2017 Perşembe

İnanıyoruz

İnanıyoruz!



Yunanistan'da ki maçın bitiş düdüğüyle beraber hepimiz İstanbul'da oynanacak maçla yatıp kalktık son 1 haftadır.

Maç öncesi semt inanılmazdı, ağaçlı yoldan Dolmabahçe'ye akın vardı resmen. Arena hınca hınç doluydu, bizim için savaşın, final istiyoruz koreografisi muhteşemdi.

Maça da muhteşem başladık, önce Talisca'nın muhteşem ortasına Aboubakar'ın kafası, arkasından Babel'in güzel golü, zor dediğimiz maç bir anda kolay olmuştu. Tribünlerde bayram havası vardı. Adriano'ya çarpan topun ağlara gitmesi de canımızı çok sıkmamıştı aslında. Ta ki 39. dakikaya kadar

Aboubakar 39. dakikada öyle gereksiz bir şey yaptı ki, hiç bir açıklaması olamaz. Topsuz alanda rakip futbolcuya attığı kafayla, hem takım arkadaşlarına ihanet etti, hem de 20 milyon Beşiktaş taraftarına. Bir futbolcu, bu  kim olursa olsun, böyle bir sorumsuzluk yapamaz. Kiev maçında gördüğü kırmızı kart kadar ucuz,gereksiz,sorumsuz bir kart daha gördü. Acilen gereken neyse yapılmalı, Beşiktaş forması bu kadar ucuz değil. O yüzden herkese benden çay Abou'ya yok!

Ama sahada olan,inanmış 10 kartal yürekli, arkadaşlarının bu sorumsuzluğunu kapatmak için yüzde 100'den fazla performans ortaya koydular, savaştılar, didindiler, mücadele ettiler.

Önce Babel ve sonrasında Cenk Tosun'un golleri Vodafone Arena'yı tekrar bayram yerine çevirdi. Geçen hafta 100 kişiyle söylenen İzmir Marşı bu sefer 40.000 kişiyle söylendi.

Burada söylemeden edemeyeceğim bir nokta var ki, takım iyiyken tribünlerde iyi, takım sendeleyince tribünler komple ölüyor. Asıl ihtiyacımız olan itici güce takım sendelerken ihtiyacımız var. Skor ne olursa olsun desteğe devam edilmesi lazım.

95 yıl önce ki zaferin ufak bir benzerini bize yaşatan 13 Kartal'a ve 40.000 Mustafa Kemal'in askerine candan teşekkür ediyorum.

Şimdi sırada çeyrek final var, evet biz inanıyoruz! Bu takım finale gidebilir.

O yüzden ;

Çıldırt bizi,

Delirt bizi

KARTALIM...

Bu stadı başlarına yıkalım...








9 Mart 2017 Perşembe

100 BesiktAŞK'lı



100 BeşiktAŞK'lı

Uefa'nın güvenliği gerekçe göstererek deplasman taraftarına izin vermediği Olympiakos - Beşiktaş mücadelesine sızan 100 Kartal Yürekliyi bu yazının başına yazacağım ki arada kaynamasın

32000 kişiye tribün dersi veren, Pire'de gururla İzmir Marşı söyleyen ve seslerini hem sahadaki futbolcularımıza hem de ekran başında bizlere ulaştırmayı başaran 100 inanmış ruh. İşte kazanacağımız tüm zaferler için hem taraftar, hem takım olarak ihtiyacımız olan bu ruh, bu inanmışlık, bu mücadele...

Hepinize çok teşekkürler, sağ salim İstanbul'a dönmeniz dileğiyle arkadaşlar!

Gelelim maça

Teknik direktör değişikliğine giden takımlarla oynamak zordur. Çünkü karşınızda nasıl oynayacağını tahmin edemediğiniz bir takım bulursunuz. Karşılaşmadan önce yapılan tüm gözlemler, tutulan raporlar ve teknik analizler bir anda çöp olur. İşte bunun sonucunda dün Şenol hoca'da daha kontrollü bir 11 tercih etti.

Olympiakos'un kendi sahasında baskılı oynayacağını düşündüğü için Cenk'e nazaran daha hareketli olan Aboubakar ve Oğuzhan'a göre orta sahada daha baskılı oynayan Tolgay tercihleriyle maça başladık.

Tolgay kendisine verilen bu şansı inanılmaz kötü futboluyla hiçte iyi kullanamadı. Bir makinenin çarkları gibi işleyen Beşiktaş takım oyununun da merkez çarkının kırılmasına ve 45 dakikanın ziyan olmasına sebep oldu. Atiba bile Tolgay'la oynarken ne yapacağını bilemiyor, çünkü Tolgay ne yapacağını bence kendi bile bilmiyor. Şenol Güneş 45 dakika dayandığı Tolgay'ı hakemden önce oyundan alarak maçı 11 kişi bitirmemizi sağladı.

Ikinci yarıda ise Ouşan'la birlikte makine tekrar çalışmaya başladı, önce rakip kalecinin hatasıyla Aboubakar golü ve sonrasında kaçan goller, saç baş yolduran pozisyonlar. Ouşan muhteşem oynadı demiyorum ama çarklar çalışmaya başladı, Atiba kendini buldu, ilk yarıda 5 kez top ayağına değen Aboubakar ikinci yarıda 14 kez buluştu topla yani neredeyse 3 katı daha fazla.



Isı haritaları da Beşiktaş'ın ilk yarı ve ikinci yarı futbolu arasındaki Şenol Hoca'nın da maçtan sonra  basın toplantısında söylediği gibi "Siyah - Beyaz iki farklı yarı oynadık" lafının ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.

Olympiakos --------Ilk Yarı---------- Beşiktaş


Olympiakos --------Ikinci Yarı---------- Beşiktaş

Isı haritalarına bakınca tüm atakların sol kanattan yapıldığını görüyoruz. Bu da bize takımı ileriye Quaresma ve destek olan Adriano'nun çıkarttığını söylüyor. Peki takım neden Babel üzerinden atak yapamıyor? Öncelikle Babel sol açıkta kendi özelliği olan fuleli deparlarıyla tehlike yaratmayı seven bir oyuncu, sağ kanatta oynayınca rahat oynayamıyor. Dün akşam ki istatistiklerine bakacak olursak 90 dakika boyunca 11 ikili mücadele kaybedip, top ezmiş veya pozisyon kaybetmiş. Dün akşam Babel içinde hem pozisyon hemde konsantrasyon olarak iyi gününde değildi diyebiliriz.


Sezon başından beri Beşiktaş'ın hücum yükünü çeken Quaresma gene hırslı, istekli oyunuyla ataklarımıza yön veren isim oldu. 59. dakikada kaleciden sıyrılıp topu ağlarla buluşturabilseydi belki bugun onun için kahraman diyecektik. Kayserispor maçı Quaresma'nın oyununu eleştirenler için iyi bir fırsat olacak. Bakalım ligte Quaresmasız ne yapacağız?

1-1'lik skor dünkü maçta bence alabileceğimiz en kötü skor oldu, yanlış anlaşılmasın deplasmanda aldığımız mükemmel bir sonuç 1-1 ama dün özellikle ikinci yarıda skoru  2,3,4 yapamamamız ve Olympiakos'un hala tur umudu olması bizim hatamız.

Inanıyorum ki Vodafone Arena'da bu iş bitecek ve çeyrek finalde ki rakibimizi bekleyeceğiz.




5 Mart 2017 Pazar

Ön Liberonun Messi'si

ÖN LİBERONUN MESSİ’Sİ

Kağıt üstünde favori görünülen maçlar, aslında çok riskli maçlardır. En ufak motivasyon ve konsantrasyon sorunu hiç tahmin edilemeyen puan kayıplarına sebebiyet verebilir.

Dün akşam Beşiktaş’ta kâğıt üzerinde maçın mutlak favorisiydi. Sakatı olmayan lider Beşiktaş’ımızın dolu tribünlerin de desteğiyle düşmemeye çalışan Rize ekibine karşı bol gollü  bir galibiyet almasını bekliyordum bende, hatta maçın ilk yarısında galibiyeti garantileyecek bir skor ve sonrasında Olympiakos maçını düşünerek rölantide devam edecek bir mücadele.

Ama Hikmet Karaman oynamamak üzerine çıkarttığı bir kadro ile başladı mücadeleye, Beşiktaş’a siz oynayın biz bugün sadece savunacağız dedi Hikmet hoca. Kalabalık savunma kurgusu ve hızlı kontratak taktiğiyle kaleye isabetli şutu olmadan bitirdi maçı.

Buna karşın Beşiktaş’ın hücumcu kare ası dün akşam hep beraber kötüydü. Cenk sanki sahada hiç yoktu, Talisca, Babel ve Quaresma’da geçmiş maçların aksine keçiboynuzu misali 1 kg yediler 1 gr bal çıkardılar.

Topla oynamada %70 üstünlük sağlamamıza rağmen hücumcularımızın etkisiz oyunu yüzünden çok pozisyona giremedik dün akşam ama uzunca bir zaman sonra sol bekimizin ortasına sağ bekimizin temiz vuruşuyla önemli bir galibiyet aldık. Bu da transferlerin ne kadar doğru yapıldığını gösteriyor. Ismail Köybaşı – Serdar Kurtuluş’tan Caner, Adriana – Gökhan Gönül’lere. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Dün akşam uzun zaman sonra Oğuzhan’ı beğendim. Özellikle ilk  yarım saatlik kısımda 30 mt’den 3 tane ayağa attığı ara pası var ki şapka çıkartılır.

Atiba için ne desek ne yapsak az. Bana bıraksalar Beşiktaş’a heykelini dikerim. 102 pasta 100 isabet nedir, keşke 5-10 yaş gençleştirebilseydik Atiba’yı. Çıtayı çok yükseltti ön libero bölgesinde, futbolu bıraktıktan sonra kimseyi beğenmeyeceğiz. Ön liberonun Messi’si Atiba.

Gökhan Gönül takıma, takım ona tam olarak uyum sağladı. Dün akşamda güzel oyununu galibiyeti getiren golle süslemesi maçın adamı seçilmesini sağladı. Tekrar yuvana hoş geldin GG77.
Gecenin tek olumsuz hareketi Quaresma’nın oyundan çıkarken yaptıklarıydı. Şenol Hoca kendisiyle gerekli görüşmeyi yapacak ve eminim ki kulağını çekecektir. Gene de takımı karıştırmaya yer arayan medyaya bu tarz malzemeler vermesek daha iyi olacak.

Şimdi sırada Olympiakos var…

Sıradaki gelsin

Perşembe görüşürüz!




27 Şubat 2017 Pazartesi

Ülkede ki tek iyi şey BEŞİKTAŞ


Ülkede ki tek iyi şey BEŞİKTAŞ




Şenol Güneş dün takımı sahaya sürerken hücum futbolu oynayan kanıksanmış 11'i tercih etmesi aslında açıkça herkese şu mesajı vermiş oldu. Puan farkı, rakip önemli değil, ben Beşiktaş'ım her maçı kazanmak için sahaya çıkarım.

Nitekim de Şenol Hoca'nın planı tuttu ve Toki Arena'dan 3 puanla ayrılan Beşiktaş'ımız oldu...

Maçın analizine bakacak olursak Galatasaray bir kaç pozisyon dışında ne Bruma'dan ne Sneijder'den yararlanabildi. Beşiktaş'ın kademe oyunu, Atiba, çıkana kadar Gökhan Gönül, Bruma ve Sneijder'e rahat top oynama imkanı tanımadılar... Beşiktaş Hapoel maçına bile daha tedbirli çıkmıştı, dün çok daha rahat oynayarak, koşmak yerine topu koşturarak maçı kazanmayı bildi.

Galatasaray'la 10 , Fenerbahçe'yle 12 puan fark yapan Beşiktaş için şampiyon demek için hala çok erken, böylesi bir rehavete kapılmak, hem taraftar olarak bizi, hem de takımı geri dönüşü olmayan bir felakete götürebilir. Futbolcularımızın da dediği gibi maç maç bakarak bu işi sonuna kadar götürmeliyiz.

Gelelim maçın hakemine ; genel olarak iyi bir maç yönetti, tabii Selçuk'un 2. sarıdan atılması ve Q7 penaltısını es geçmeseydi çok daha olumlu konuşabilirdim ama buna da şükür diyoruz artık...

Anlamadığım nokta ise yayıncı kuruluşun neden bu kadar taraf tuttuğu (aslında anlıyorum ama)

Yasin'in penaltı olmayan pozisyonu için 4 kez spiker bey penaltı diye haykırırken, pozisyon tekrar tekrar ekranlara gelirken, Q7 yapılan penaltı pozisyonu sosyal medyada ki feryatla 10 dakika sonra 2 kez yalandan gösterilmesi ve spiker arkadaşın hiç bir şey dememesi gene enteresandı.

Lig TV unutma ki Beşiktaş'lılar da para ödüyor, tarafsız kal!

Uefa ve Lig'te başarıdan başarıya koşan takımımıza şapka çıkartıyor ve teşekkür ediyorum

Ülkede ki tek iyi şey BEŞİKTAŞ






23 Kasım 2016 Çarşamba

Diriliş Beşiktaş


Diriliş Beşiktaş



Şampiyonlar Ligi...

Rakip geçen senenin çeyrek finalisti, sayısız Avrupa finali oynamış, BENFICA!

Zorya, Feyenoord, Dersimspor falan değil, Benfica!

Dakika 30... Maç 3-0 olmuş

Tüm takım dökülüyor, pas bile yapamıyoruz adam gibi...

Ilk yarı bitiyor, 42.000 kişi takımı layık olduğu şekilde Şampiyon diyerek soyunma odasına yolluyor. Skor 3-0 ama biz sizin arkanızdayız, siz ŞAMPİYONSUNUZ diyor...

Ikinci yarı başlıyor, Benfica 4. golü kaçırıyor ve ne oluyorsa o an oluyor...

Üst üste ataklar, baskı ve Cenk'ten gelen mükemmel bir gol...
3-1 oluyor ve şampiyon diriliyor.
Q7 çıkıyor sahneye, önce penaltı sonra muhteşem bir asistle!

Ne yazık ki 3-3 bitiyor maç diyecek noktaya geliyoruz
Ahh bi 5 dakika daha olsaydı

Bu takım dün bir kez daha gösterdi ki, Beşiktaş bitti demeden bitmez
Son maçta Kiev'den alınacak 3 puanla bir üst tura çıkarız


Hepinizi alınlarınızdan öpüyorum!





Ve Ey Büyük BEŞİKTAŞ TARAFTARI ;
Dün geceyi unutmayın, unutturmayın! Çocuklarınıza, kardeşlerinize anlatın, anlatın ki Beşiktaş'ın büyüklüğünü bilsinler, gurur duysunlar!



6 Kasım 2016 Pazar

Seri Bozulmadı


Seri Bozulmadı!


Avrupa dönüşü lig maçları tüm takımlar için her zaman tehlikeli olmuştur. Olağanüstü konsantrasyon ve motivasyon sonrası gelen rahatlama ve lig maçının telafisi olması nedeniyle futbolcular maça konsantre olmakta zorlanırlar.

Beşiktaş’ın dün akşam başına gelen de buydu aslında. 20 dakika fırtına gibi esti Kara kartalımız sonrasında gelen rahatlama ile oyunu rölantiye bıraktı, konsantrasyonu kaybetti, oyun disiplininden zaman zaman koptu. Aboubakar’ın kaçırdığı pozisyon gol olsaydı, maç o saniye bitecekti. Ama dönen topun farkı 1’e indirmesi Trabzon’u maça ortak etti ve bizi de gereksiz bi telaşa soktu.

Anlamadığım, Olcay, Kerim Frei nerede?

Oyun tamamen Q7 üzerine kalıyor, hücum oyuncularımız takım baskı yerken ayakta top tutamıyor! Bu iş yine Q7 üzerinde. Evet, Q7 müthiş bir performansla mücadele ediyor ama tek bir oyuncuyla nereye kadar?

Olcay ve Kerim’e ihtiyacımız var, sorun nedir bilmiyorum ama bir an önce silkelenip kendilerine çeki düzen verip formayı almalılar Şenol Hocadan.

Daha önce de söyledim tekrar söylüyorum Aboubakar Beşiktaş’ın forveti olamaz. Bu takım, taraftar Demba Ba ve Mario Gomez’den sonra Aboubakar’la yetinemez. Dün kaçırdıklarını striker denilen forvet oyuncusu kaçırmaz,devre arası mutlaka takviye şart.

Hücüm oyuncularından bahsederken Cenk Tosun için de iki çift lafım olacak. Beşiktaş taraftarı Arif Erdem tarzı oyunculardan haz etmez Cenk kardeşim. Ayakta duran mücadele eden, ŞEREFİNLE OYNA, HAKKINLA KAZAN felsefesini benimseyen topçuları sever. Her pozisyonda kendini yere atma artık! Ayakta KAL!

Sakatların çok olması takımın düzenini ve ritmini bozduğu kesin, umarım milli maç arası biraz toparlanma ve dinlenme imkânı verir takıma

Maçın hakemine gelince, Q7 kırmızı kartını atladı bir tek. Ikı takım içinde bariz takdir hataları yaptı ama biz neler gördük değil mi sevgili Beşiktaşlılar! Bu ne ki?

Sevgiler…

1 Kasım 2016 Salı

Ikinci Napoli Zafe.....

Ikinci Napoli Zafe.....





Istanbul trafiğinden dolayı tribünde ki yerime yetişemediğimden maçı tv'den izlemek zorunda kaldım. Böyle bir maçı kaçırdığım için yaşadığım hayal kırıklığı tahmin edilemez, ama gidilecek çok deplasman var :)

Sakatlarımızın çokluğundan dolayı Şenol hoca elindeki kadronun en iyisiyle sahaya çıkmaya çalıştı. Rhodolfo stoper'e Tosic reis sol bekte maça başladık. Ilk 15 dakika Napoli Istanbul'a 3 puan için geldiğini gösterip stoperleri dahil hücumu düşündü. Dakikalar ilerledikçe Beşiktaşımız oyunu dengeledi.

Ilk yarıda cılız ataklarımız olsa da Atiba'nın şutu maçın en net pozisyonuydu belki de o ana kadar...
Fabri'nin çıkarttığı bir iki topu da unutmamak lazım tabii ki.

Ikinci yarının başında da gene Napoli 15 dakikalık kısmı domine etti. Pas oyununu bu kadar iyi yapan takıma karşı da Beşiktaşımız orta sahayı kalabalık tutup, Napoli'nin oyun kurmasına izin vermedi. Oğuzhan'ın girmesiyle özlediğimiz futboldan kısımlar izledik. Ayağa kısa paslaşmalar, kanat bindirmeleri, varyasyonlar, gerçekten özlemişiz. Nitekim penaltı da böyle bir kanat bindirmesi ve ortadan dolayı kazanıldı.

Golden sonra gereksiz bir heyecan ve stres yaşadık, defansa çekildik ve bir anlık adam paylaşma ve pozisyon hatasından Napoli golü buldu. Sonrasında maç iki tarafa da gitti geldi ama 1-1'lik sonuç değişmedi.

Kuralar çekildiğinden Napoli maçlarından 4 puan alırız deseler havada atlardı bir çok Beşiktaşlı, ama bugun kaçan galibiyete ve 6 puana üzülüyoruz. Çıtayı çok yükseğe çekti Şenol hoca ve takım!

Tüm takımı ve Şenol Güneş'i bize yaşattıkları bu haklı gururdan dolayı tebrik ediyorum. Inşallah bu gruptan çıkacağız.

Maçın hakemi tek kelimeyle müthişti. Bizim eyyamcı hakemlerin yüzüne tokat gibi çarpan hakemlik dersi verdi.

Trabzon maçında tribünde görüşmek üzere! 

19 Ekim 2016 Çarşamba

Mamma , li Turchi

Anneciğimmmm Türkler!!!!



Grup kuraları çekildiğinde en zor maç olarak gördük hepimiz Napoli deplasmanını! Şenol Hoca'da öncelikle Napoli'yi durdurmayı düşünmüş olmalı ki orta saha kurgusunu Atiba-Necip'e bırakıp, Talisca ve Gökhan İnler'i kulubeye yollamıştı. Taktiksel düzenin geregi olarak Tosun paşanın yerine de Abuobakar sahne almıştı.

Napoli 4-3-3 taktigiyle Milik'in sakatlanmasından sonra o boslugu dolduramadığı için forvetsiz çıktı sahaya.

Ilk düdükle beraber oyun planına sadık kalmaya çalışan bir Beşiktaş ve ilerde baskı yapan, kazandığı topları defansın arkasına atan, kanatlardan yüklenen bir Napoli gördük.

Adriano'nun golu Şenol Güneş taktiğinin bir eseri. Bu golle beraber Napoli daha da saldırmaya başladı ve golu buldular. Fakat Aboubakar önsezisiyle yaptığı koşu, kaptığı topla kötü vurmasına rağmen soyunma odasına önde gitmemizi sağladı.

Ikinci yarı aynı düzenle fakat daha da inanarak çıktık sahaya... Napoli'nin kaçırdığı penaltıdan sonra oyunda dengeyi de bulduk ve top daha çok ayağımızda kalmaya başladı. Uydurulan ikinci penaltı ve Napoli'nin golunden sonra ise Beşiktaş'ımızın sahada isyanı vardı, hakeme, oyuna, düzene isyandı bu.

85. dakika da attığımız golle de bu isyanın meyvesini aldık.

Kazanılan 3 puan çok önemli. Gruptan çıkma şansımız çok yüksek.

Bize bu gururu yaşatan başta Şenol Güneş ve tüm futbolcularımıza helal olsun!

Ve o zaman hep beraber avazımız çıktığı kadar......

Yağmurlu bir günde görmüştüm seni
Üstünde çubuklu formalar vardı
Bir anda vuruldum aşık oldum ben
Hayatın anlamı siyah beyazdı


Ölümle yaşamı ayıran çizgi
Siyahla beyazı ayıramaz ki
Her yolun sonunda ölüm olsa da
Sevenleri kimse ayıramaz ki


Maçın hakemi için söyleyebileceğim tek şey REZALET! Verdiği vermediği tüm kararlar Beşiktaş aleyhine oldu. Bu kadar üst düzey bir maçta bu kadar kötü ve taraflı kararlar veremezsin. Şampiyonlar Ligi'ne yakışmıyorsun Mr. Sergei Karasev!

Napoli taraftarına da hatırlatayım Italya'da taraftarımıza yaptıkları bu saldırgan davranışlardan sonra Istanbul'a hiç gelmesinler... Çünkü asıl cehennem burası..

Burası Inönü Burdan Çıkış Yok!







17 Ekim 2016 Pazartesi

Kayseri Ihh Ihh

KAYSERI IHH IHH



Zorlu Napoli deplasmanı öncesi Şenol Hoca Ingilizlerin diamond 4-4-2 dediği bizim baklava olarak bildigimiz sistemle sahaya sürdü bol rotasyonlu takımını.22 günde oynanacak 6 maç düşünülünce rotasyon mecburiydi.
 Kadro açıklandığı anda butun yuk Caner'in üzerine binecek tahminimde de yanılmadım. Ilk yarıda Beşiktaşımız resmen sag kanadını unutup neredeyse tüm ataklarını "Fişek"'in oynadığı sol kanattan gerçekleştirdi.


Aboubakar ve Cenk'in birlikte oynadıklarında patlama yapacaklarını düşünenlerdendim maça kadar, fakat Aboubakar'ın artık Beşiktaş'ın futbolcusu olmadığını gördüm, gol kaçar, fiziksel yetersizliğin vardır, topa vuramazsın, kaçar  ama mental olarak zayıf bu çocuk, futbol bilgisi zayıf, topa orda öyle vurmaması gerektiğini bilmiyor, Şenol Hoca'nın işi zor.

Beşiktaş topla oynama oranını %71 seviyelerine kadar çıkartıp Kayseri'nin topa hükmetmesine izin vermedi, pozisyon vermedi fakat pozisyona da giremedi. Burada geçen sezondan Sosa'nın ve sakat Oğuzhan'ın yokluğu çok hissedildi. Talisca, Tolgay'dan kurulu orta saha gelecek vaad ediyor fakat hiç bir zaman için klasik 10 numaralı oyundaki kadar yaratıcı olamayacaklar


Geçen yazımda Olcay Şahan için bişeyler karalamıştım, bu kadar kısa sürede gerçekleşip kadroya alınmayacağını düşünmemiştim, umarım en kısa zamanda formunu bulur ve takımımıza gerekli katkıyı verir. Çünkü anlaşılan o ki Kerim Frei ve Aras Şenol Güneş  tarafından artık düşünülmüyor.


Golümüzü atan Ömer Şişmanoğlu belki de takımdaki en etkili şutları çeken forvetimiz. Kaleyi bulan 2 şutunda 2 gol buldu, aklıma Semih Şentürk'ü getirmedi desem yalan olur, yeni bir nöbetçi golcümüz var artık.
As kadrosuyla kendi sahasında  Roma'ya yenilen Napoli'ye karşı rotasyonlu kadrosuyla Kayseri deplasmanından 3 puanla çıkan Beşiktaşımızın hafta içi oynacakları Şampiyonlar ligi mücadelesi bakalım nasıl sonuçlanıcak? Kayseri de oynadığımız futbol Italya'da yetecek mi? Bu soruların cevapları için bir kaç gün beklememiz gerecek sanırım.




Mutlu Kalın Beşiktaş  Ailesi

2 Ekim 2016 Pazar

Azmin Zaferi

Azmin Zaferi

Hafta içi beraberlikle sonuçlanan Kiev maçının moral bozukluğu ve 4 önemli eksikle gitti Beşiktaş, Rize deplasmanına…

Şenol Güneş’in mecburiyetten sahaya sürdüğü kadro maçın ilk yarısında hiç varlık gösteremedi. Olcay ve Ömer Şişmanoğlu’nun oynadığı iki kanattan da taraftarı heyecanlandıracak hiçbir aksiyon göremedik.

Olcay Şahan için ayrı bir paragraf yazmak lazım. Samet Aybaba döneminden beri Biliç ve Şenol Güneş’te dahil olmak üzere 3 farklı hocadan formayı kapmak kolay bir iş değil fakat bu sezon başından beri sergilediği etkisiz oyun ve formsuzluğu sabırları zorluyor. Unutmamalı ki futbolda dün yoktur, bir gün gelir ki kendini bir Anadolu takımında bulur, aman dikkat!

Ikinci yarı beklenen değişiklikleri de beraberinde getirdi.

Aboubakar ve Quaresma oyuna girdi…

Bununla beraber Beşiktaş’ın futbol iştahı yerine geldi, atak üstüne atak, pozisyon üstüne pozisyon bulmaya başladı Karakartalımız…

Aboubakar’ın formsuzluğu maçın daha erken kopmasına engel oldu, girdiği pozisyonlardan birini gole çevirebilseydi hem taraftar hem takım derin bir oh çekecekti. Ama atamadı ve hepimize Ah be Gomez dedirtti.

Beklenen gol Adriano’nun son saniye goluyle geldi ve Beşiktaş’ımız çok önemli bir deplasmandan moralli döndü. Şimdi önümüzdeki milli maç arası bize takım olma yolunda çok önemli bir zaman tanıyacak ve inanıyorum ki bu takım maksimum 4 hafta sonra istediğimiz Beşiktaş olacak.

Maçın Yıldızları 
Tosic
Caner

Hayal Kırıklığı
Aboubakar
Olcay